//-->
Başyaylam
NOT: Bu site www.basyaylahaber.com'a taşındı.

basyaylam | Başyayla

editorden4


Editörden

[22 Eylül 2010 Çarşamba]
BAŞYAYLA, KİRAZ, ELMA, KALKINMA…
     Başyayla, kiraz, elma, yayla, tanıtım, kalkınma, işsizlik… Bu kelimeleri çoğaltmak mümkün. Yeşil, doğa, küçük ilçe vs.

     B u kelimeleri niye mi yazdım? Başyayla için. Başyayla kelimesinin yanında yer alacak müsait kelimelerin başında gelen cümleler bence. Bu kelimelerle cümleler kurmak da mümkün:

Başyayla, kirazın ana yurdudur.
Başyayla, kaliteli elmasıyla yörenin önde gelen ilçesidir.
Başyayla, ilçe olmasına karşılık gerekli kalkınmayı gerçekleştirememiştir.
Başyayla, Karaman’ın en yeşil ilçesidir.
Başyayla, tanıtıma ihtiyaç duyan ilçelerin başında gelir.

     Örnekleri çoğaltmak mümkün tabi ki. Gelelim bu kelimeler üzerinde 3-5 söz etmeye…

     Başyayla kirazın ana yurdudur dedik. Napolyon kirazının tadı ve görünüşü hepimizin iştahını kabartır. Kirazımızın “para etmemesi” nedendir acaba? Gerekli bakımı mı yapamıyoruz yoksa gerekli tanıtımımız mı yok? Elbette hava olaylarından etkileniyor kirazımız da. Ama bu kirazın tanıtımına engel olmamalı. Antalya’nın seracılıkta ileri gelen ilçeleri nasıl bir sel felaketinde dile getiriliyorsa Başyayla’mızın kirazı da her şartlar altında ününden bir şey kaybetmemelidir görüşünü savunuyorum.

     Elma için de aynı şeyleri söylemek mümkün.

     En önemli konuların başında ise kalkınma geliyor. İlçe oluşumuz itibariyle kalkınmada atağa geçen Taşeli yöresinin “parlayan yıldızı” olmamız gerekmez mi? Bugün pek çok köy gelişmekte o kadar hızlı ilerliyor ki ilçeleri bile geride bırakabiliyor. Köyün imkanlarıyla ilçenin imkanları tartılaşamaz elbette. Köylere değil ilçelere fark atmamız gerekirken göze batan bir kalkınmanın olmayışı bizleri üzüyor.

     1991 yılından bu yana altyapı sorunumuz halledildi mi? Ulaşımda istenen düzeyde miyiz? İşsizliği yenecek bir atak yapılmış mı? Bu soruların cevabı maalesef olumsuz eklerle bitiyor. Bu uğurda çabalayan elbette olmuştur. Sağolsunlar. Ama bu sadece bir iki kişinin sorunu değil tüm ilçenin sorunu meselesi olmalıdır. Herkes elini taşın altına koymalıdır. Gerekirse elimizi bu uğurda harcamalıyız. O zaman Başyayla’mız daha bir güzel, daha bir yaşanası ilçe olacaktır eminim.

     Tanıtıma gelince… Maalesef bu konuda da eksiğiz. Başyayla’yı Konya’dan ötesindekiler biliyor mu? Herhalde pek çoğumuza başka şehirlerde “Nerelisiniz?” sorusu sorulduğunda önce “Konya - Karaman” demişizdir (Karaman’ı bile tanımayanlar var maalesef). Karaman’ın neresinden sorusuna ise “Ermenek” cevabı vermişizdir. Neden böyle? Çünkü ilçemizin adı şanı duyulmamış. Tanıtım yetersiz. Belki de hiç yok. Belki bizim gibi bir ilçe için “hayal ötesi” olacak ama ilçemizde bir basın yok. Başyayla adına kaç kitap bastırılmış, kaç dergi çıkarılmış ismini sayabilir misiniz? Hiç olmasa üç ayda bir çıkacak dergi yapılamaz mı? Tarih, doğa, güzelliklerle dolu bir ilçe için 3-5 kelam söz etmek çok mu olur?

     Sorular… Sorular… Sorular… Hepsinin cevabı ya “olumsuza” ya da “sonuçsuza” çıkıyor maalesef. Dileğimiz sorularımızın da sorunlarımızın da bir gün hak ettiği ilgiyi bulması ve Başyayla’nın da “Taşeli’nin İncisi” olmasıdır.

     Güzel söz değil mi: Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır. (S.M. Power)

     Uyanalım mı sevgili Başyaylalılar?



Bookmark and Share




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Hasan Şimşek, 07.10.2010, 19:06 (UTC):
Sevgili Kardeşim, Duygularını aynen paylaşıyorum. Katılmadığım bazı uyarıcı konulara geleceğim. Siz ilçe olarak Başyayla belediye hudutları içinde kalan kısmı algılıyorsunuz. Başyayla’nın köyleri ile birlikte ilçeyi meydana getirdiğini öncelikle herkese hatırlatmak isterim. Çünkü ilçe merkezi ile ilçe terim olarak karıştırılıyor. İlçe merkezini tanıtan yayınlarda da ne yazık ki öyle. Başyayla'nın güneyinde de bir boğaz var. Başyayla ilçesine ait. Sizin haberiniz yok. Türkiye’nin tarih alanında çok önemli iki dergisinde Büyükkarapınar nedeni ile Başyayla ilçesinden bahsetti. Başyayla ilçe merkezi güzel bir yer yukarıdan bakınca insan emeğinin ne kadar kutsal olduğunu anlarsınız. Antalya’daki seracıların durumu daha farklı oradaki en küçük bir olumsuzluk İstanbul'da yankı bulur. Çünkü doğrudan tüketiciyi etkiler. Yayın konusuna gelince, Yeşil Ermenek ve ERÇEV gazetelerinde zaman zaman güzel şeyler yazdım. Köyüm ile ilgili kitap yazmak için gittiğimde ilçe merkezindeki bütün devlet daireleri ser verip sır vermediler. Halbuki ben onların ciğerini bilirim. Kalkınma bir bütündür, elbirliği ile olur. Büyüklerin bilir Ermenek içinde oturanlar Ermenek'i Tekke ile meydan arası sanır. Bu karaman merkez için de geçerli nitekim KGTRT’de canlı yayında da söyledim. Bana da sorduklarında Ermenekliyim diyorum. Tabi ki bu doğru değil. Ama gençler ilçelerini benimseyip tanıtıp ve yükselteceklerini ümit ederim. Son bir not ilave edeyim. Kirazın anavatanı Giresun'dur. Bundan 40 sene önce oralarda bir sepet Napolyon kirazı bulamazdınız. Savlarımızı sağlam temeller üzerine kurarak yürürsek daha isabetli olur düşüncesindeyim. Umarım sizi incitmemişimdir.Saygılarımla.

Yorumu gönderen: utku okudan, 24.09.2010, 10:31 (UTC):
hay editörüm yüreğine kalemine sağlık... çok güzel bir şekilde anlattmışsın halimizi inşallah bu yazı tüm başyaylalılar tarafından ilgi bulur da herkes biraz olsun durur düşünür elini taşın altına koymayı kendine borc bilir... uyanın arkdaşlar uyanın !

Yorumu gönderen: unutulan başyayla, 23.09.2010, 20:25 (UTC):
Sayın editör, çok doğru demişsin. Onun için ben de adımı böyle koydum. Bütün varsayımlar başyayla lehine ama sonuç hep aleyhimize. Belli ki unutulmuşuz.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=